Yaşamin Başlangci
Üzerinde duracaigim belli başli noktalar var bunlardan birincisi yaşamin başlangcyla ilgili Bunun üzerine ,dinsel anlamda da, pek çok senaryo yazilip çizilmiştir. Birçogu geçersizligi nedeniyle terk edildi. Bugün ise bilim dünyasinda tartişilan belli başli birkaç kuram vardir. Kitabin 56. sayfasinin girişini aynen aktariyorum;
"Yaşam nasil başladi? Siradan kimyasal süreçlerin yardimiyla, cansiz maddelerden türetilmiş olabilir mi?" 1
Bu sorular, teorinin bel kemiini oluşturuyor1950'lerin başinda Amerikali kimyaci Stanley Miller, hayatin başlangicina ilişkin savlari sinamak için bazi deneyler yapti. Şöyle ki, dünyann ilk zamanlarinda yaşadimigiz şuan ki gibi bir dünya yoktu. Miller yanardaglardan püsküren gazlarn atmosferin oluşumunda Dünya'nn atmosferinin oluşumunda rolü olmuş olabileceini de öne sürdü. Atmosfer ve yerkabugunda ki maddesel denge şuan ki degerinden farklydi. Dünyamizin yaşadigimiz dönemdeki atmosfer bileşimi büyük oranda Azot'tan (atmosferin yaklaşk %78i) oluşmakta ve ondan sonra gelen gaz %21 ile Oksijen'dir. Ancak Dünya ilk oluştuunda, atmosferde oksijen yok denecek kadar azd, daha sonra baz okyanus algleri ve bitkiler tarafndan oksijenin böylesine arttrld bilinmektedir. Bunlarn yerine metan, amonyak, hidrojen ve su buhar gibi gazlar mevcuttu Dier bilim adamlari da bu görüşe katlmaktadr, ama bazlar ortamda hangi gazlarin olduu konusunda farkl görüşler belirlemişlerdir. Bilim adamlari havada çok az miktarda oksijenle beraber belki bir miktar su buharnn da olabileceini biliyorlard. Ama dier gazlarn hangileri olduu kesin deildi. Yine de, bilimsel tahminlerden yola çklarak, çeşitli gazlarn farkl karşmlaryla deneyler yaplmştr. (Deney Pavlovskaia ve Paynskii tarafndan Rusya'da; Heyns, Walter, Meyer tarafindan Almanya'da; Abelson tarafndan Amerika'da çok farkli bileşimler ve gaz ortamlarinda ayri ayri denendi.) Bunun yan sra o dönemdeki enerji kaynagi olarak şimşekler vard. Bunu taklit etmek içinde elektrik akmyla kivilcimlar meydana getirdi. Dünya dev bir deney tüpüne benzemektedir. işte bu ortam yeniden yaratilarak deneyi tekrarlayan Miller deneyin sonunda, aygitinda, yalnzca canllarda görülen cinsten karmaşik moleküller oluşmuştu.
"Bugüne dek, yalnzca tek bir bilim adamnn, yapt deneylerde bu yaptaşlar kendiliinden birleşip DNA ve RNA gibi uzun moleküller oluşturmuştur. Hayatn evrimi için bir sonraki aşamann bu olduu açktr." 2
Böylece, bu deney aminoasitler gibi yaşamin bazi kimyasal yaptaşlarnn, Dünya'nn ilk oluşma devresinde varolduu düşünülen atmosfer koşullarnda kendiliinden oluşabildiini gösterdi.
Uyum Saglamak
Charles Darwin'e göre oluşum için tek bir organizmanin oluşmas yeterlidir. Dier türler bu tek türden evrimleşebilir. şte bu ilk organizmayi oluşturma çabasi yukarida anlatilmiştir.
Şimdi ise başka bir konudan bahsetmek istiyorum. Kitabimizin 38. ve 39. sayfalarnda evrimin nedeni açiklanmaktadir
Bir canli neden evrimleşmek zorundadir? Ne gibi etmenler evrime sebep olmaktadr? Peki her canli mükemmel midir?
Bu sorulara deginmiş kitabimiz. ilk soruyu cevaplamaya çalşalim. Şimdi bir Tanri modelinde, yani yaratilşçi felsefeye göre, her canl, Tanri'nin belirledigi bir amaç için vardr. Yani var olan her canl belli bir amaca yönelik tasarlanmştir. Oysa günümüzün bilimsel buluşlar, bize canlnn sadece hayatta kalma ve üreme amaci oldugunu söyler. Bunu başaran canlilar ise özelliklerini bir sonra ki kuşaga aktarirlar.
Bununla birlikte Tanrisal bir varlk mükemmel olmalidir. Ancak Darwin'e göre ise uyum canlidan önceki kalitsal materyalle sinirlanmişitir. Yani bir canlinin genleri amacina uygun deilse yada doal seçilim için yeterli süre geçmemişse, canl mükemmel olmayabilir. Örnegin bir panda'nn pençesi bu konu itibariyle çok ilginçtir. Ayilar bilindigi üzere etçildir ve pençelerinde 5 parmak bulunmaktadr. Ayilarla akraba olan pandalar ise besin ihtiyacini bambulardan salar. Ancak bunlar tutabilmek için gerekli baş parma yoktur. Yani aylarda böyle bir kaltsal malzeme olmadigi için bir baş parmak evrimleşmemiş. Bunu yerine panda, aynn doal seçilimi "tersine dönüp" gerçek bir baş parmak yapamayacagi için, bilegindeki bir kemikten yalanci bir baş parmak büyümüştür.Bir de Fregat kuşu bilmecesine deinmiş kitap. Darwin, fregat kuşlarnn ve yayla kazlarnn ayaklar perdeli olduu halde suya girmediini fark etmişti. Bu iki kuşun atalarinin su kuşlar olmasi nedeniyle bir kalinti olarak perde olabilecegini düşünen biyolog, bu hayvanlar bir yaratici tarafindan tasarlandysa, neden işe yaramayan özelliklerin bulundugu sorusunu sordu.
Ara Türler
Ara türleri incelerken siniflandirmamiz gerek. Bunlar "Yaşayan Ara Türler" ve "Fosil Ara Türler" olmak üzere ikiye ayrabiliriz.
Bu ara türler, geçmişten şimdiye doru olan evrim basamaklarn görmemizde bize yardimci oluyor. Böylece evrimi daha kolay bir şekilde izleyebiliyoruz. Ancak bugün birçok ara formun bulunmakla birlikte, çok sayida siçirama ve boşluk da vardir.
Yaşayan ara türlere örnek çok ilginç örnekler var kitapta. Mesela uçan baliklar.Baliklarin bildigimiz üzere yüzgeçleri vardir. Ancak bu balk yüzgeçlerini uçmak için geliştirmiş
Çok ilginç bir örnek daha var. Bacaklarini kaybeden skinkgiller. Bunlar bacaklarn kaybetmiş kertenkelelerdir. Ancak bu evrim hala devam etmektedir. Yani bu yilan gibi kertenkelelerin çok küçükte olsa bacaklar bulunmaktadr.
"Skinkgilleri incelersek, normal bir kertenkelenin bacaksiz bir kertenkeleye dönüştüü evrim sürecinin her aşamasn görebiliriz. Bu bize yilanlarin bacaklari olan bir atadan nasil evrimleşmiş olabileceklerini gösterir. ilk aşamada bacaklar küçülür, ama yine de koşmak için kullanlabilir. Skinkgiller istediklerinde bacaklarini kullanmadan da, ylan gibi hareket ederek ilerleyebilirler. "Bunun için bacaklarini düz tutup gövdelerine yapiştirirlar." 4
Bununla beraber bazi insanlarda da evrimin süreci görülmektedir. Kuyruklu insann olabileceini düşündünüz mü hiç? Bazen eski genlerimizin ortaya çikmasiyla insanlar kuyruklu olabiliyor Böyle durumlar ender rastlansada gerçekten var.
Siçramalar ve Boşluklar
Yukarida da belirttigim gibi bilim adamlair birçok fosil ve yaşayan ara tür tanimlamiştir. Ancak yine de bazi boşluklar ve sçramalar mevcuttur. Yeni ve gelişmiş canlilarin ortaya çikmasi aniden bir siçrama oluşturur. Bunlar tamamlamak ise çok zordur. Çünkü, hayvanlarin bazi fosilleri, bize yaşadigi dönemde nasil bir yaşam sürdügünü anlatamaz. Hayvan tanmamz çok güç. Örnegin Su karatavuu yiyecek bulmak için suya dalar ve yüzer. Ama karada tam bir kuştur. Bu kuş, sualtnda ki yaşam içinde bazi evrimlerden geçmiş olabilir. Ama bunun henüz gerçekleşmedigini söylüyor Linda GAMLN ve ekliyor:
" Su karatavuklar bir gün yok olsa, kimse fosillerden nasl bir yaşam sürdüklerini çkaramaz." 5
Fosilleşmiş hayvanlar ise çok da doru bir yol gösterici olamazlar. Çünkü bir çok fosil bir hayvan yaşad çevre hakknda çokta fazla bilgi vermemektedir. Linda GAMLN kurbaa kaytlarna kitabnda yer vermiş.
Ara formlardaki eksikliini açklamak isteyen yazar, ilginç bir örnekleme yapiyor:
"Çok katli bir otopark volkanik küllerin örtünmesiyle bir anda "fosilleşseydi", otoparkin her katnda çok sayda otomobil fosiline rastlayacaktk, ama bir kattan ötekine çkarken fosilleşen bir otomobil bulma şansimiz görece az olacakti." 5
Demek ki, ara formlarn bulunamayşi olmadindan degil, sadece farklarin anlaşlamamasindandr.
KAYNAKÇA
GAMLN, Linda, Evrim, 2005, TÜBTAK, Ankara, 9. Basm
GÖZCELOLU, Bülent, "Yaşamn Srlar", Bilim ve Teknik Dergisi, Ekim 2004
MOOREHEAD, Alan, Darwin ve Beagle Serüveni, Ankara, 4. Basm
http://www.universitekonseyleri.org/
NOTLAR
1- GAMLN, Evrim, 2005; 56
2- GAMLN, Evrim, 2005, 57
3- GAMLN, Evrim, 2005, 43
4- GAMLN, Evrim, 2005, 47
5- GAMLN, Evrim, 2005, 46