Anasayfa / Seyahat / YARATILIŞÇILARA CEVAPLAR

YARATILIŞÇILARA CEVAPLAR

1- Evrim Teorisi termodinamigin ikinci yasasiyla zittir.
Bu iddia tamamen yanliştir. Termodinamigin ikinci yasas ancak idealize edilmiş kapal sistemlere uygulanabilir, oysa dünya kapal bir sistem deildir.
2- insan maymundan evrimleşseydi dünyada maymun kalmazdi.
Bu iddia yaratilşçilarin evrim teorisi hakkindaki bilgisizliini ortaya koyar. Evrim teorisi yalnizca insanlarn kökenine dair bir teori degildir. Tüm dogann, dünyann ve evrenin gelişimiyle ilgilidir. insana ilişkin olarak ise, evrim teorisi, insann maymundan evrimleştigini degil, maymunlarla insanlarin ortak bir atadan geldigini söyler.
3- Evrim teorisi sadece bir kuramdir.
Bu tamamen konu dişi bir iddiadir. Bilimde birçok kuram vardr ve hepsi olgular daha doru, kapsamli ve daha ileri bir teori geliştirilinceye kadar geçerli kabul edilmektedir, hatta dünyann güneş çevresinde döndüü bile %100 kantlanamamştr. Yaratilşiçlarin birçok kuram kabul ederlerken bu kuram reddetmeleri gayet dogaldr.
4- Dogal seçilim dairesel muhakemeye dayanir. Yani iyi uyum sagayan hayatta kalir ve hayatta kalanlarin iyi uyum sagladigi farz edilir.
Dogal seçilimin günlük konuşma dilindeki açklamasi, iyi uyum saglayanin hayatta kalabilmesi şeklindedir. Ancak teknik açiklamasina göre dogal seçilim, farkli hizlarda üreme ve hayatta kalma kavramlarini içerir. Ayrca evrimin sadece dogal seçilime dayandigni iddia etmek evrim hakkindaki birçok bilgiyi görmezden gelmektir.
5- Evrim bilimsel deildir, çünkü dorulanamaz veya yalanlanamaz. Ayrca gözlenemeyen veya yeniden yaratlamayan olaylarla ilgilidir.
Bu iddia evrimi iki ana parçaya bölen farkll göz ard ediyor. Bunlar makroevrim ve mikroevrimdir. Mikroevrim bir türün zaman içinde gösterdii deişiklik ile ilgilidir. Makroevrim, tür düzeyinin üzerindeki taksonomik (snflandrma ilmi ile ilgili) gruplarn deişimini inceler. Bunun kantlar fosil kaytlar ve DNA karşlaştrmalarndan elde edilir.
6- Bilim adamlar zaman geçtikçe evrim gerçeginin dorulugundan şüphe etmeye başladilar.
Bu iddia asilsizdir. Çünkü yaplan anketler ve haberlerde böyle kayitlar rastlanmadi, elbette şüphe edenler vardir ki bunlar baştan beri vardi. Yani sonradan aralarina katlanlarin saysi parmakla saylacak kadar azdir.
7- Evrim biyologlar arasindaki görüş farklilklari, evrimin somut bilimsel temellere dayanmadinin en belirgin göstergesidir.
Bu olay her bilim dalnda her teori üzerinde yaşanan gayet normal bir olaydir. Bilim adamlari tartişmal ki yeni bilgiler ortaya çikabilsin.
8- Dünya üzerinde yaşamn bir yaratc olmadan ortaya çkma ihtimali sifirdir. Çünkü dünyann o zamanki atmosferi buna uygun degildir.
Bu iddiayi iki yönden cevaplayalm: a) Yaşamin bir yaratci olmadan bir anda ortaya çikma ihtimali gerçekten sifirdir. Fakat yaşamin ortaya çikiş bir anda olmamiştir. Yüz milyonlarca yl süren bir süreçtir. b) dünyann o zamanki atmosferi hidrojence zengin yani yaşama dosttur (bkz. Bilim ve Teknik dergisi, mayis 2005).
9- Mutasyonlar evrim kuram için gereklidir, ancak mutasyonlar yalnizca varolan özellikleri yok eder; yeni özellikler yaratmaz.
Tam tersi, biyoloji nokta mutasyonlar (organizmanin DNAsindaki noktasal degişimler) yoluyla oluşan pek çok özellii ortaya döker. Antibiyotiklerin bakterilere karşi direnç kazanmasi buna bir örnektir.
Ayrica moleküler biyoloji, nokta mutasyonlarn ötesine geçen genetik deişiklik mekanizmalarn keşfetmiştir. Bu mekanizmalar yeni özelliklerin oluşmasi için yeni yollar açar. Genlerin içindeki işlevsel modüller yepyeni biçimlerde birbiriyle birleşir. Bütün genler rastlantsal olarak organizmann DNAsnn üzerinde kopyalanr ve bu kopyalar yeni, karmaşk özellikleri için özgürce harekete geçer.
Degişik organizmalardan alnan DNAlarin karşilaştirlimasi sonucu, bir kan proteini türü olan globinlerin milyonlarca yillik evrimini gözler önüne serer.
10- Bugüne dek kimse yeni bir türün evrimleştigine tanik olmamiştir.
Oluşum aşamasnda yeni bir türü tanmak zordur, çünkü biyologlar bir türün nasl en iyi şekilde tanmlanaca konusunda görüş birligine varamazlar. En yaygn tanm Mayrn Biyolojik Tür Kavramdr. Buna göre tür, üreme açsndan izole edilmiş farkl bir popülasyondur. Bu balamda bu türün bireyleri kendi topluluklarnn dşnda üreyemez. Pratik açdan bu standardin, mesafe, arazi yaps veya bitki örtüsü nedeniyle izole edilmiş organizmalara uygulanmas zordur. Dolaysyla biyologlar, bir türün bireylerini tanmak için organizmalarn fiziksel ve davranişsal özelliklerinden yararlanirlar.
Yine de bilimsel literatür solucan, böcek ve bitkilerde baz türlerin oluşumuna ilişkin raporlara yer verir. Bu deneylerin pek çogunda araştirmacilar organizmalar degişik tipte seleksiyona tabi tuttu ve sonucunda bu popülasyonlarn, dişardakilerle çiftleşmedigini keşfetti.
11- Evrimciler geçiş dönemine ait herhangi bir fosili bulup çkartamamştr. Örnein yar sürüngen, yar kuş gibi...
Bu tamamen asilsiz bir iddiadir. Herhangi bir dergi veya gazeteyi okusanz bu fosiller hakkndaki haberleri ve resimleri görebilirsiniz. nsann evrimiyle ilgili binlerce fosil bulunmuştur. Bunun dşnda Archaeopteryx adl bir fosil vardr ki en ünlüsüdür. Bu fosil kuşlara özgü tüy ve iskelet yapsna sahipken ayn zamanda dinozor özellikleri de sergiler.
12- Canllar son derece karmaşk bir yapya sahiptir -anatomik, selüler ve moleküler düzeyde-. Bu yap daha az karmaşk olsayd çalşamazd. Bu da şu anlama gelmektedir. Böyle bir yap ancak aklli bir tasarim sonucu oluşur, evrim sonucu degil.
Bu tasarim konusu yaratlşçlarn en fazla üzerinde durdugu tartişmadir ve en eskisidir. 1802 ylnda teolog William Paley şöyle yaziyordu: Eger tarlada bir saat bulursaniz, ilk akliniza gelen bunu birinin düşürmüş oldugu olaslidir; dogal güçlerin bunu orada ürettiini düşünmezsiniz. Bu benzerlikten yola çikarsak, canlilarin karmaşik yapilarindan dolayi dorudan, kutsal bir iradenin eseri oldugunu anlariz.
Paleyin bu iddiasna karş Darwin On the Origin of Species-Türlerin Kökeni isimli eserini yazarak, seçilimin ve doal güçlerin zaman içinde evrimi nasil şekillendirdiini açkladi.
Yaratilşçilar onlarca yldr Darwinin görüşlerini çürütmek için göz örnegini öne sürüyor. Yaratlşçlara göre gözün evrimleşmesi olanaksizdir. Gözün görüntü yaratma becerisi parçalarnn mükemmel düzeninden kaynaklanr. Dolaysyla doal seçilim gözün evrimi srasnda geçirecei ara dönemlere izin veremez. Yarm bir göz zaten işlev yapamaz.
Böyle bir eleştiriyi önceden tahmin eden Darwin, tamamlanmamş bir gözün de, tamamlanmş göz kadar olmasa da en azndan yararl olacan iddia ediyordu; örnein canl işiga doru yol alabilir.
Biyoloji Darwinin haklln daha sonra ortaya çkartt. Bilim adamlari hayvanlar aleminde ilkel gözlerin ve işiga duyarli organlarn oldugunu kantladi.
Aklli tasarm fikrini savunanlar bugün öncekilerden daha zekice sorular soruyorlar. Ancak yine de tartşma ve hedeflerinde bir deişiklik görülmüyor.
13- Son araştrmalar, mikroskobik düzeyde bile, yaşamn evrim sonucu ulaşamayaca kadar karmaşik bir yapya sahip olduunu kantlyor.
Dembiskinin bu iddiasi bilim adamlarinca çeşitli yönlerden çürütüldü. Santa Fe Enstitüsünden bilim adamlari basit, yönlendirilmemiş süreçlerin inanilmayacak düzeyde karmaşik şekiller oluşturabilecgini kantladlar. Organizmalarda görülen karmaşk yaplarn bazlar, dolaysyla, henüz bilemediimiz bir nedene bal olarak, doal fenomenler sonucu oluşabilir. Ancak bu, karmaşann doal olarak ortaya çkamayaca anlamna gelmez.
Ayrca açklayamadnz her noktada tanr fikrini ortaya atarsanz bilim ilerlemez. Newtona dalndan kopan bir elma neden yere düşer? diye sorduklarnda hikmet-i hüda deseydi yer çekimini yasalaştramaz, bilimin ilerleyişi yavaşlard. Açklanamayan her şeyi idealistler gibi tek bir sözcükle geçiştirmemeli, tam tersine üstüne gitmeliyiz.
14- Canllarn deişebilme için genlerinin de deişmesi gerekir ki böyle bir deişme yoktur.
Aslinda böyle bir degişim vardir. Genlerdeki milyonlarca süren nicel değişimler bir nitel değişime sebep olur. Bu değişim türün değişmesidir.
15- Evrimin Teorisinin doğruluğunu kanıtlamaya çalışan deneyler başarısız olmuştur. Yani hiçbir şeyin yaratıcısız olmayacağını kantlanmştır.
Burada sözü geçen deney Miller deneyidir (Lütfen TÜBiTAK maddesine bakiniz). Miller bir kabın içinde bir atmosfer oluşturmuş ve bir hafta boyunca yaşamın oluşmasını beklemiş ve hatta deneye bazı hileler karıştırmştır fakat kabin içinde yaşam oluşmamıştır. Çünkü Miller yanlış bir atmosfer oluşturmuştur. Bundan daha önemlisi ise daha önce dediğimiz gibi yaşamın ortaya çıkış milyonlarca yıllık bir süreçtir. Yaşam bir haftada oluşturulamaz ve milyonlarca yıl sürecek deneyler de yapılamaz. Ayrca Miçurin deneyi türlerin değişebileceğini ortaya koymuştur. Bunun dışında günümüzde inorganik maddelerden canlı yapma deneyleri yapılmaktadır ve bu deneyler başarıyla yürütülmektedir. Bu canlılar evrim bile geçirebilecek yapıdadırlar.
16- Yaşamın doğada cansiz maddelerden ortaya çkmasi biyolojinin hayat hayattan gelir ilkesine aykiridir.
Az önce dedigimiz gibi cansız maddelerden canlı varlıklar çıkabileceğini gösteren deneyler başarıyla yürütülmektedir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!