Ilk ata canlilar nasil meydana geldi? Her canlinin ilkel tek hucreli bir atasi var miydi? En basta kac tane ata canli vardi? Canlıları daha karmaşık yapılar şeklinde organize olmaya iten sebep nedir?
Darwin'in Arka Bahcesi; sitemizin adini koyarken Darwin'i ve evrimi vurgulamak Ercin'in fikriydi. Evrim Kuramina ve Darwin'e karsi son birkac yildir surdurulen bilimdisi saldirilara karsi guzel bir tepki olacakti. Peki neden "Arka Bahce"?... Bugun Evrim Kurami artik biyolojinin temel dusuncelerinden birisi haline gelmistir. Bir bilimadami canli ya da canlilikla ilgili her hangi bir yeni olguyla (bir mekanizma, bir fonksiyon ya da yeni bir tur) karsilastigi zaman ilk sordugu sorulardan birisi bunun evrimsel mekanizma icerisinde nasil gelistigidir. Evrim kurami olmadan biyolojiyi, canliyi ve canliligin mantigini anlamak bana pek mumkun gorunmuyor, eminim ki pek cok bilimci icinde durum ayni... Evrim "Nereden geldik, nereye gidiyoruz?" sorusunun sadece biyolojik degil fiziksel ve kimyasal acidanda da tek bilimsel cevabi olarak onumuzde duruyor. Her ne kadar kotu ve ard niyetli ya da en azindan bilimdisi kisilerce tersi iddia edilse de Evrim Kurami pozitif bilimcilerin tamamina yakininca kabul gormus ve onlarin evreni anlamak icin bakinip durduklari en genis ve guzel manzarali pencerelerden biri haline gelmistir. Bilim ve bilimadamlari icin durum boyleyken neden genis insan kitleleri varoluslarinin kanunlarina bu kadar uzaklar ve neden "evrim" denilince insanlar korkarak ve cekinerek yaklasiyorlar. Neden Papa bile evrimi doganin yasasi, kendi deyimiyle "yaratilisin yasasi" olarak ilan ettigi halde bir takim insanlar hala dini kullanarak insanlari bilimden uzak tutmaya calisiyorlar. Bunlarin cevabini vermek benim isim degil. Ancak bilimadamlarina ve bilimle ilgisi olan benim gibi insanlara dusen gorev, gerceklerden uzak tutulmaya calisilan insanlarla bilimi kucaklastirmak olmalidir. Asagida okuyacaginiz yazi da bu amac dogrultusunda yazilmaya calisilmistir. Ne derece basarili oldugumu ancak okuyarak anlayabilirsiniz.
Yazdiklarimin cok buyuk bir bolumunu, neredeyse hepsini ALI DEMIRSOY "YASAMIN TEMEL KURALLARI" CILT I KISIM I'de de bulabilirsiniz. Bazi yerler aynen alinmistir.
Yazimi okumaya karar verdiginize gore bazi sartlarimi da kabul edersiniz herhalde:
Okuma sirasinda kendinizi Napolyon gibi hisseder de "Peki tanrinin bu iste yeri ne?" diye sorarsaniz, cevabim Napolyon'a verilen cevapla ayni olacak: " Bu varsayima gerek duymuyorum."
Bilim; evreni hic bir mistik guce gerek duymadan olculup, hesaplanabilecek olgular uzerinden anlamaya calisma isidir.
SORU :Bilim materyalist midir? CEVAP :Kesinlikle!.
Bilimin isi, evrenin gerceklerine ulasmaktir. Tanriyi ispatlamak veya yalanlamak istiyorsaniz; lutfen felsefeye basvurunuz. Bu tamamen benim gorusum olmakla beraber bu tarz amaclar dusunce spektrumunun neresinde olursa olsun bilime zarar verir. Bilimle tanriyi tartismanin, bence, manavdaki kuzu cigerinin deli dana tasiyip tasimadigini tartismak kadar anlami vardir.
Butun bunlarda anlastiysak simdi sizi bilime; dogmalara asla yer olmayan gercekler dunyasina davet ediyorum.
Eger yazimi okuyup bitirdiginizde kafanizda bir tek "Acaba mi?" sorusu olusturabilirsem kendimi basarili sayacagim.
CANLILIGIN OLUSUMU VE EVRIM HAKKINDAKI DUSUNCELERIN GELISIMI:
EVRIM DUSUNCESININ EVRIMLESMESI
Canlilari tanri yaratti da koyuverdi demek ne kadar kolay ve rahatlaticiysa bir o kadar da bilimdisidir. Boyle bir aciklamayla yetinerek de bilim ve teknolojide gelebildigimiz yer gayet aciktir. Peki o zaman canlilar nasil olustu: evrim ve canliligin olusumu uzerine ilk fikir yuruten insan Darwin degildi. Filozof ve bilimadamlari antik caglardan bu yana bu konu uzerine dusunup kafa yormuslar ve bazi dusunceler ileri surmusler.
Kendiliginden Olus (ABIYOGENEZ) :
Bu gorus, yanlisligi ispat edilinceye kadar yuzyillar boyunca insan ve bilim cevrelerince kabul gormustur. Bu yuzden hala bu gorusun ekolarini anne ve babalarimizda bulabiliriz.
Simdi su sorularin kacina "kendiliginden oldu" cevabinin anne ve babamiz tarafindan verildigini bir dusunun bakalim :
Tursu neden bozuldu?
Meyva neden kurtlandi?
Bu guveler nerden geldi boyle, halbuki her yeri sikica kapatmistim? (Demek ki kapatamamis)
Oluler nasil kurtlanir?
Ciceklerim durup dururken sineklendi, kac senedir boyle bisey yoktu, nereden geldiler ki?
Ekmek kuflenmis, vs...
Bu liste bu sekilde uzayip gider. Bunlari soyleyen insanlarin haberdar olmadiklari sey bakteriler, omurgasizlarin yasam dongusu ve havada ucusup duran sporlardir.
Abiyogenez, yani canli varliklarin cansiz ortamdan kendiliginden birdenbire ortaya cikmalari dusuncesi sadece bakteri, mantar ve gorece ilkel duran kurtcuklarla sinirli degildi. Aristo baliklarin dere tabanindaki camurdan olustugunu ileri surmustu. Bazi denizcilerse Hindistan'da icerisinden kuzularin ciktigi lahana benzeri bitkilerin efsanelerini anlatiyorlardi.
Bu gorusu savunan bilim adamlariysa yaptiklari bir deneyle kirli bir gomlek ve bugday tanelerinden yavru farelerin olustugunu gostermislerdi. Aslinda duzenege bir de fare kapani ekleselerdi ergin hamile farelerin de olustugunu gosterebileceklerdi. Fakat birkac oyun bozan bilimadami bu fikirden hoslanmamis olacaklar ki bazi deneyler yapmaya karar verdiler. Amaclari canli varliklarin ancak canli varliklardan meydana gelebilecegini ispatlamakti.Biyogenez, abiyogeneze karsi: Buyuk bir tartisma basladi. Francesco REDI agzi sikica kapali kavanozlardaki balik, et suyu ve birkac hos kokulu karisimda uzun sure hic bir yasam belirtisi olmadigini gordu ve canliligin kendiliginden olusamayacagini one surdu. Ancak abiyogenezci bilimadamlari havada ve her tarafi kusatan bir yasam kaynagindan bahsediyorlardi.Cansiz maddeyi canlanip etrafta gezinmeye tesvik eden bu guc, kapali kavanozun icine giremiyordu ya da varsa bile canliyi olusturamayacak kadar yetersizdi. Bu yuzden kapali kavanozda canlinin olusamamasi gayet normaldi. Kapaklar acildiktan bir sure sonra ise canlilar sanki fiskirircasina ortaya cikiyorlardi ; tartismalar iki yuzyil daha surdu.
Pasteur et suyunun, uzerinde kurtlar olusmadan once ucusan sineklerden ve havada bulunan kucuk yaratiklardan suphelenmis olacak ki et sularini ve cam balonlarini alip bir dag gezintisine cikmis ve havanin yeterince temiz ve kucuk yaratiklardan arinmis olduguna inandigi bir ortamda deney duzenegini hazirlamis. Duzenege S bicimindeki borudan hava rahatlikla girebilmekte, fakat PASTEUR'un suphelendigi gibi havadaki kucuk canlilar (bakteri ve mantar sporlari) giremiyordu. Aylar sonra bile et suyunda bir tek canli gozlenmedi. PASTEUR'un bu deneyinden sonra abiyogenez, bilim tarihinde hak ettigi yeri aldi.
Biyogenezin zaferi; cevaplanmasi gereken onemli bir sorunu da beraberinde getirdi: Madem ki her canli baska bir canlidan meydana geliyor;
BIYOGENEZ